|
Zara’dan Esvap İlağançeleri
Senelerce esir gibi çalıştığı çay bahçesinde artık daha takâti kalmayan Temel, elindeki tırmığı mırmığı dizinde kırıp paramparça ederek doğruca eve geliyor ve boynuna aşağı akan terleri silip:
“Ula Fadime, hadi tası tarağı topla tatile gidiyoruz.” dediği zaman ortada pervane gibi dönen Fadime, sevinçten elindeki bulaşık tabaklarını sofra beziyle birlikte kaldırıp duvara çalıp:
“Herif, senin aklını fikrini seveyim. Ne has düşünmüşsün?” diyor ve tatil için gerekli bütün hırdavatları ve zerzevatları toparlayarak arabaya biniyorlar. Direksiyonun başlında morul morul yanan Temel, kulağını kaşıyıp hafif ağlamaksı bir ses tonuyla:
“Yaşamak bizim de hakkımız değil mi Fadime? Ula çalışa çalışa Poşalar’ın tazılara döndük be. Baksana ta kulağımızın arkası gevredi.” diyor ve arabayı çalıştırarak yola çıkıyorlar.
Yolculuk esnasında aradan uzun bir süre geçtikten sonra bireyce bunalan Fadime:
“Aman herif, daha dayanacak canım cerem kalmadı. Şöyle arabayı has bir yere eğlesen de bir şeyler yesek.” dediği zaman kafası titreyerek göz refleksleri düşen Temel, zoturdak bir sesle:
“Ula Fadime, çok haklısın. Yani it oldun olalı bir av tuttun ha. Hakikaten acımızdan geberdik. 20 saattir yoldayız, bir tane lokantaya rastlayamadık. Artık açlıktan başım çevriliyor Fadime.” deyince tam karşıdan bir levha beliriyor:
“OFLUOĞLU DİNLENME TESİSLERİ 400 metre geride.”
Bu yazı 136 kez okundu. Yorum Ekle | Arkadaşına Gönder | Yazıcı Dostu
Yorumlar
enük devamını HİLAL GENÇLİK ve AZERİ MESELELERİ olanlarından bekliyoruz.
Yorum İBRAHİM KARAKEBEN tarafından 24/04/2008 22:03 tarihinde eklendi.
|