Arama Anasayfa
BU HAFTA OKUNANLAR
 
 
 
Yeni Haberler: Tödürge Gölü kuş ve sualtı turizmine aday Zara’daki okulların durumu ortada Zara’nın gerçek nüfusu 12 bin 337 oldu Yapak Vakfı’nda görev değişimi Yapak Vakfı kooperatif binasını devraldı 400 çiftçi icralık oldu Zaralı tiyatroseverler Eşrefpaşalılarla buluştu Ömer Hocadan vefa ziyareti Çaygöz ve Turan okullararası turnuvaların sponsoru oldu Elektrik kesintisi esnafı bezdirdi
 
GazeteZara

Tarih

Tarih; Elif Hala’nın masalı değildir.
Tarih; Siyasi emelleri için kişilerin kendi düşünceleri doğrultusunda insanları yönlendirmek için anlattıkları öyküler de değildir.
Tarih; kazananın kahraman, kaybedenin asi ilan edildiği saptırımlı öyküler de değildir.
Tarih; Zaro’nun efsanesi olgusu da değildir.
Anlatılanların tarih niteliği taşıması için; yer ve zaman kavramı, içinde gerçek kişiler olmalı. Anlatılan olaylara kaynak gösterilebilmeli. Olayları yazan veya anlatan kişi bilinenler doğrusunda hareket etmeli. İçinde ‘mış’lar olmamalı. Kazılarla, kullanılan belgelerle desteklenmeli. Anlatanı, anlatılanı tarafsız olmalı.
Günlerden birinde çok değer verdiğim bir dostum yeni bir eser hazırlıyormuş. Benden bir yakınımın kısa özgeçmişi için yardım istedi. Kabul ettim. Yalnız iki isim de gönüllü, ben versem onları da yayınlarımsın dedim kabul etmedi. Sonra nedenini sordum; Birinin mesleği uygun değilmiş! Diğerinin İnancı farklıymış. Kitabında bu tür kişilere yer veremezmiş. Bu kişi tarih yazabilir mi dersiniz. Bence hayır; Yazar ama tarih olmaz! Tarihi tahrip olur. Yazdıkları Ancak hurafe olur. Okur! Okur! Gene okur! Tekrar yazar, gene yazar aynısını yazar. Çünkü kendi düşüncesini doğru sanır.
Demeyin, senin doğrun nedir? Her zaman söylerim; benim doğrum iki nokta arasında kısa olandır. Olayların bir başlangıcı, birde bitişi vardır. Başlangıcı da yanlış olabilir, bitişi de… Doğru olan; hedefe varmak için takip edilen kısa yoldur. Dağdaki eşkıya da, evine ekmek götürmeye çalışan vatandaş da doğru yaptığına inanır.
İlçemizin tarihi ile ilgili anlatılanlar çok sınırlı yazılı ve araştırılmış kaynaklara dayanmayan sıra dışı masallar. Öyle gerçek dışı anlatılıyor ki. Kahramanının adı birinde ‘Zora’, diğerinde ‘Zoro’, başka birinde ise ‘Zaro’ yazıyor. Keloğlan, incili çavuş masalları gibi…
Yazar çizer arkadaşlarım bana kızacaklar.
Beni arkadaşlarım ve insanlar aklını ‘MIŞ’la, ‘DI’ya takmış deli olarak kabul etsinler.
Masalı masal gibi, öyküyü öykü gibi, efsaneyi efsane gibi anlatsınlar.
Tarihi de tarih olarak kabul etsin öyle anlatsın, mümkün olduğu kadar belgelesinler.
Belli bir yaşa kadar anlatılanlara inandım. Zoro’nun masalını insanlara bende aktardım. Okuyup araştırınca uzun yıllar da öğretmen olduğum için insanlardan utandım.
Gerçekle ilgisi olmayan, uyduruk şeyleri çevreme niye aktardım. Masallarda bilinsin, efsanelerde anlatılsın. Bunlar; içinde yaşadığımız toplumun kültür zenginlikleri ama yeni yetişen neslin masal kahramanlarına özentisi toplumda tamiri güç yaralar açıyor.
Doğrular Davut’un ki gibi oluyor.



Bu yazı 181 kez okundu.
7 defa oylandı. (Oy Ver)

Yorum Ekle | Arkadaşına Gönder | Yazıcı Dostu



Yorumlar

Yaziya ekli yorum yok. İlk yorumu siz yapin.
İ.Hakkı Acar
Birileri Yine Ateşle Oynuyor
Necmettin Kaynar
Beydağı’nı Beybağı Yapmak İstiyoruz
Tevabil Kaynar
Seçim Türküsü
Karabey Aydoğan
Toplumsal Unutkanlık Sendromu
Yusuf Çınar
Muharrem Ayı ve Aşure Orucu
Ahmet Çınar
Zara’dan Ortaçayır Otlatmaları
Bülent Keleş
Düş konferansları 2
SİVAS
SİVAS
 
gazetezara İletişim Bilgileri
Kızılırmak Mah. Veysel Dursun Cad. Güleç Apt. No: 27 Kat: 2/2 ZARA SİVAS
GSM: 0536 208 48 51 FAKS: 0346 816 35 01

gazetezara'nın web sayfasının kodlaması ve tasarımı Türk Bilişim'e aittir.