|
Nevruz Geleneği
Nevruz, baharın başlangıcı anlamına gelen “yeni gün” demektir. Kaynaklara göre Nevruz geleneği beş bin yıl öncesine dayanmaktadır. Türklerin Ergenekon’dan çıktıkları günün anısına Nevruz Şenlikleri yapılmaktadır. Bazı kaynaklarda söylenildiğine göre; gerek Azerbaycan gerek diğer Türk yurtlarında Nevruz Günü Ergenekon Destanları’nın okunması da bu yüzdendir. Nevruz asırlardan beri Orta Asya’da ve Kafkaslarda kutlandığı gibi Anadolu’ya da Selçuklular zamanında gelmiştir. Osmanlılar döneminde de Nevruz Şenlikleri resmen kutlanmıştır.
Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Ankara’da Nevruz Şenlikleri düzenlenmiştir. Ünlü seyyah Evliya Çelebi eserinde Manisa’dan bahsederken “41 çeşit baharattan yapılmış Mesir Macunu’nu 21 Mart Nevruz günü Sultan Camii kubbesinden aşağıya halkın üstüne saçmak gibi bir âdet ihya edilmiş” demektedir. Bazı kişiler Nevruz ve Hıdırellez Şenlikleri’ne karşı çıkmaktadır. Halbuki Merkez Efendi Hazretleri 450 yıl önce Manisa’da yapılan Mesir Macunu Şenlikleri’ni 21 Mart Nevruz Günü’ne denk getirmiştir. Nevruz Şenlikleri’nin yapılmasında bir sakınca olsaydı Merkez Efendi gibi Veliyullah buna mâni olmaz mıydı? Bu kutsal günde Türkî devletlerde Nevruz Günü Bayram Namazı kıldıklarını bazı kaynaklar yazmaktadır. Eskiden Zara’nın öz köylerinde koyun çobanları Nevruz çiçeği toplarken şöyle söylerlerdi;
“Al Navruz, çal Navruz
Eşin burada sen neredesin?”
Nevruz çiçeğini koparıp sapından baş aşağı tutup baş ve işaret parmaklarıyla sağa sola çevirerek şöyle söylenir;
“Al Navruz, çal Navruz
Kuzula kuzunu vereyim.
Dağda tozana vereyim.”
Bu arada Nevruz çiçeğinin iki parçaya ayrıldığı görülür. Yere düşen parçası dik vaziyette dallarının üstüne düşerse o yıl doğacak koyun ve keçi yavrularının erkek olacağına inanılır. Yan vaziyette yere düşerse o yıl doğacak yavruların dişi olacağına işaret sayılır. Eskiden Kargılı ve Akören Köyleri’nde Nevruz Şenlikleri’nin Nasıl yapıldığını 1720’li yıllarda yazılmış Ozan Karaoğlan’a ait bir destandan öğreniyoruz;
“Gine bahar geldi, yeşerdi bağlar.
Sultan Nevruz sefa geldin, hoş geldin.
Derelerin suyu coş edip çağlar,
Sultan Nevruz sefa geldin, hoş geldin.
Çiçek çiğdem açar canlar uyanır
Dağlar, taşlar Hak’tan nura boyanır.
Kargunlar yürümüş sular bulanır
Sultan Nevruz sefa geldin, hoş geldin.
Akviran’ın derelericoşunca
Kızılırmak mevce mevce taşınca
Alozlar yanıp fodula pişince
Sultan Nevruz sefa geldin, hoş geldin.
.....
Karoğlan’ım eydür yanar tutuşur
Kuşlar dile gelir Hak’tan ötüşür
Bundan geri mor menekşe yetişir
Sultan Nevruz sefa geldin, hoş geldin.
Bu yazı 63 kez okundu. Yorum Ekle | Arkadaşına Gönder | Yazıcı Dostu
Yorumlar
Yaziya ekli yorum yok. İlk yorumu siz yapin. |