''Övünmek Gibi Olsun Zaralıyız''

''Övünmek Gibi Olsun Zaralıyız''Sivas Postası Gazetesi'nin Gazetezara yöneticileri ile gerçekleştirdiği söyleşi;

Sizleri tanıyabilir miyiz?

İbrahim Özel: Kaba yaşam çizgileri halinde kendimizden bahsedecek olursak ben, bilinen göç istikametinin tersine İstanbul’dan geri dönüşle Zara’ya yerleşmiş bir aileye mensubum.
Eğitimime İstanbul’da başlayıp Zara’da devam ettim. Bunu söylerken şuna dikkat çekmek istiyorum ki, hayata bilinenin tersine bir akışla başlamak bana çevreyi tanıma adına diğer insanlara sunduğu imkânlardan daha farklı bir ortam sunmuş oldu. Sivaslı ya da Zaralı olmak duygusunu akranıma nazaran daha geç ama daha sağlam bir şekilde yaşadım.
Kısacası övünmek gibi olmasın ama bende standart bir Sivaslı ve Zaralıyım.

Osman Sarıyıldız: İbrahim bey her ne kadar ‘övünmek gibi olmasın’ diyorsa da ben üstüne basarak ‘övünmek olsun’ diye düzeltmek suretiyle ona katılıyorum. Her Sivaslı’nın da bu duyguyu taşımasını salık veriyorum. Sivaslı olmak, Zaralı olmak elbette ki bir övünç kaynağıdır. Burası tüm tarihler boyunca kardeşliğin, sağlam durmanın, kararlı olmanın bayrağı olmuş bir şehirdir zira. O yüzden hiç yitirilmemiş, hiç esir olmamıştır. Kısaca bizler Sivas Zaralı’yız, tanımlamak için bu kâfi bence.

“Gazetezara” fikri. Ondan bize bahseder misiniz?

İ. Ö. Sayın hocam, bizler gazetecilik mesleğine hem çok erken dönemlerimizde ve hem de en alt ucundan, gazete dağıtıcılığından başlamış kişileriz. Hayata atıldığımız dönemlerde yıllarca birçok gazetede dağıtım elemanı, ilerleyen dönemlerde de gazete temsilcisi olarak çalıştık. İçimizde hep bir gazetecilik iştiyakı vardı. Kahramanlarımız çoğu zaman gazeteciler oluyordu, köşe yazarları, muhabirler, matbaacılar… Bir gün kendi gazetemizi dağıtırken hayal ediyorduk kendimizi hep. Ama ‘kendi gazeteni çıkarmak’ fikri hem çok pahalı olacağı, hem de mühim bir zaman harcama anlamına da geleceğinden kendimizi ortaya atmak olasılık dışı gibi görünüyordu o dönemlerde bize. Derken yedi yıl kadar önce ilçemize bağlı Şerefiye Beldesi’nde hazırlanmış bir okul gazetesi geçti elimize: Kösedağ Gazetesi. Bizim düşüncelerimizi bizden daha zor şartlar altında bir başkası gerçekleştirmişti. Derhal Kösedağ Gazetesi’nin hazırlayıcıları ile tanıştık ve onlardan hayalin nasıl gerçeğe dönüşebileceğine dair formülleri sorduk. Allah razı olsun, Osman Hoca bize hem yüreğini açtı, hem formülü verdi, üstüne hem de ilk yayınımızda yardımcı oldu. Gazetezara fikri böyle doğdu, böyle hayata geldi ve yaşamına devam ediyor.

O. S. Arkadaşım daha çok işin düşünce yönünü izah etti. Bende müsaadenizle fiziksel varlığını anlatmaya çalışayım. Yayına başlamadan önce birçok zorluklar yaşadık. Gazetezara ilçemiz için bir yenilik anlamına geldiği için başlarken ne resmi işlemleri tamamlamak, ne maddi hasılayı bir araya getirmek ve ne de insanları ‘bizim gazetemiz’ fikrine ısındırmak, benimsetmek kolay değildi. Burada Yunus ve Yavuz kardeşlerimizin isimlerini de anmak bir borçtur, onların destekleri de bizi bir adım öne geçirdi. Şu halde gururla söylüyorum ki, biz o dönemde, telefonumuzu satıp bir gazete kurduk.

2004 Mart’ının çok soğuk bir gününde, çok soğuk bir mekânda ‘Son Haber’ ismi ile yayına başladık. Sonra okuyucu talebiyle ‘Zara Son Haber’ ismini aldık. İfadesi zor olduğu için bu isimden de vazgeçerek Gazetezara’ya ulaştık. Bununla ilgili mütebessim bir anımız da var. Sivas’ta yaptığımız bir alışverişten sonra fatura düzenlenirken, satıcının adres kısmına ‘Zara Son Haber Gazetesi’ ifadesini yanlış anlayarak ‘Zara Sanayi Sitesi’ yazması Gazetezara ismini alma kararımızda büyük bir rol oynamıştır.

Gazetezara’yı ayrıcalıklı kılan şey şudur: Gazetezara her zaman güzel olanı yazar. Olay kötü ise bile güzel yazmak biricik ilkemizdir, yani yazıyı güzel yazmak… Bu ilkeden hareketle gazetemizde yayımlanmış her yazı, haber, fotoğraf, çizim, illüstrasyon, reklam bizzat Gazetezara yazar, çizer ve tasarımcılarının ürünüdür, orijinaldir, ilk yayımdır. Gazetemizin bir diğer alamet-i farikası da yüzde yüz yöresel olmasıdır.

Gazetecilik zor iş. Hele bir ilçede çıkarmak daha da zor… Ne tür zorluklar yaşıyorsunuz?

O. S. Zorluk tanımını düzgün yaparsak işin içinden çıkmak daha kolay olacaktır. Zira, gazetecilik mesleği üzerindeki zorluklar, bizatihi gazetecilikten kaynaklanan sorunlar değillerdir. Böylelikle gazeteciliğin kendi halinde kolay ama gazetecilik yapmanın çok zor bir iş olduğuna inanıyoruz. Geldiğimiz noktada Zaralılar gazetemizi sahiplenmiş, ‘bizim gazetemiz’ fikrini benimsemişlerdir. Böylelikle Gazetezara bizim olmaktan çıkmış, Zaralılara ait olmuştur. Gazetezara her şeyden önce bir gazetedir. İlan kapma, reklâm pastasından bölü alma manivelasından çok, bir gazete olmayı başarabilmiştir. Habercilik görevini ayrıntılı bir şekilde devam ettirmektedir. Zaralı aydınların günümüz konularına bakış açılarını sunar okuyucusuna. Bunların haricinde elbette ki tüm meslek yoldaşlarımızın yaşadığı maddi ve manevi zorlukları, yerel baskı unsurlarının zorlamaları eşliğinde katmerli bir şekilde biz de hissediyoruz.

Bir gazetecinin en son sığınacağı liman korku olmalıdır. Çünkü onun elinde silahların en müessiri durur. Bu yüzden biz gazeteciler, iyi ayakkabı fırlatmanın yanı sıra, doğru olduğuna inandığımız her şeyi yazma yetisine ve hakkına sahip olan varlıklardırız. Bir şey olabiliyorsa yazılabilir de; karar okuyucunun.

Güzel bir kültürel gayret var ekibinizde. İz bırakacak bazı kültür hizmetleri için kolları sıvadınız. Bundan biraz bahseder misiniz?

i. Ö. Gazetecilik yapıyorsanız basın ve yayın işlerinin diğer alanlarında da hizmet vermek kaçınılmaz bir durum haline gelmektedir. Nitekim uzun bir süre gazetecilik yapan bir kişide ister istemez birçok belge, bulgu ve bilgi birikir. Bizde elde ettiğimiz bu tür materyalleri çeşitli dönemlerde, çeşitli yayın araçlarıyla okuyucularımızla paylaştık. Bu bağlamda yine kuruluşumuz bünyesinde ‘gazetezarakitaplığı’ isimli bir yayın kolu oluşturduk. ‘Gazetezarakitaplığı’ bu güne kadar birçok kitap, dergi, broşür, rehber, katalog ve benzeri materyal yayımladı. Bunların başında yazarımız Ahmet Çınar’ın yöresel-mizahi öykülerden oluşan üçü yayımlanmış biri baskıda olan dört kitabı gelmektedir. Üzerinde en çok emek harcadığımız, en çok titrediğimiz çalışmamız ise ‘Gazetezara Yöresel Takvimi’dir. Bu takvim yerel kültür ürünlerinin bulunduğu tanıtım amaçlı bir çalışmadır ve ülkemizde bir ilktir. İlki 2009 yılı için hazırlanmış ve dağıtılmıştır. 2010 takvimi ise baskı aşamasında ve doğum sancısındadır.

Sivas Postası: Zara gibi heyecanlı, canlı bir ilçede güzel şeyler yapmanın sevdasındasınız. “Gazetezara” yaşama başladığı günden beri neleri gerçekleştirdi?

İ. Ö. Sivaslı hemşehrilerimizin Zaralılarla ilgili haklı-haksız bir yakınmaları vardır. Malumunuz biz Zaralılar, ‘direk yukarıya bağlı olma’ esprisiyle bazen Sivaslılık algımızı bir kenara koyarız. Elbette ki bu durum bir gülmece unsurundan öteye gitmez ama sizin de bahsettiğiniz gibi Zara ilginçötesi bir yerleşim yeridir. Zara hâşâ Sivas’tan ayrı değildir ama kendine ait bir yaşama duyusu, konuşma biçimi vardır, uzun havası, kırık havası, oyunu, düğünü, kendine özgüdür.

Gazetezara olarak bizler bir şeyi başarabilmişsek, mübarek memleketimizin çöpünü tutup havaya kaldırıyor oluşumuzdur. Yani Veysel Baba’nın, ‘Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa’ ifadesi bizim de kimliğimiz olmuştur.

Biraz da ekibinizden bahsedelim. Kimlerle ilerliyor bu kervan?

O. S. Aslında Gazetezara ekibi iki kişilik dev kadrodan oluşuyor ama İsmail Hakkı Acar, Necmettin Kaynar, Tevabil Kaynar, Ahmet Çınar, Yakup Kadri Bozalioğlu, Ulvi Ay, Yusuf Çınar, Bülent Keleş, daha küçük bir cümle ile tüm Zaralılar olmasa bugüne nasıl gelirdik orası bir bilinmezlik.

İleriki yıllarda neler yapmayı planlıyorsunuz?

İ. Ö. Daha hızlı, daha kaliteli, daha aydınlatıcı yayınlar yapma hedefimiz bir kenara biricik hedefimiz hep güzel haberler ve sayılarla okuyucumuza ulaşmak fikri olmuştur. Sivas soğuk bir bölgede kurulmuş. Burayı ısıtacak bir kıvılcım arıyoruz. İnsanlar burada durmanın yollarını aramak zorundalar. Bizim hedefimiz Zara’yı, Sivas’ı daha sıcak bir yer yapma hevesinden başka bir şey değildir.

O. S. Bu vasatta bize ayırdığınız zaman için siz saygıdeğer hocamıza ve bizim gibi düşündüklerine yürekten inandığımız ‘SİVAS POSTASI GAZETESİ’ yöneticilerine, emekçilerine, dağıtıcılarına sevgi ve hürmetlerimizi sunuyoruz. Mübarek memleketimizin her köşesinde bizleri okuyan hemşehrilerimizin sağlık ve esenlik içerisinde geçirecekleri nice bayramlara erişmelerini diliyoruz.

"Bu yazı 260 kez okundu. "

Yorum Ekle | Haberi Öner | Yazici Çiktisi Al


Habere Eklenen Yorumlar
Çok kıymetli İbrahim ve Osman\'ın Zara Kültürü için gösterdikleri gayretlerden dolayı kutluyorum. Sadece Zara\'nın değil şehrimizin ve ülkemizin güzellikleri için de yoğun çaba içerisindeler...
Yorum Osman ÇELİK tarafından 26/11/2009 16:34 tarihinde eklendi.


İbrahim ve Osman kardeşimizi bu yürekten gayretli başarılarından dolayı kutluyorum. Zara\'nın ve Zaralıların sesi olduğuna inanıyorum. Bunun öneminin anlaşılması ve çok iyi desteklenmeleri gerektiği düşünüyorum. 17 yıllık Maliye Meslek hayatımdaki Zaradaki 4 yıllık görev süresinin çok özel bir yeri olduğunu söylemek istiyorum.Zara ve Zaralıları çok seviyorum. Tüm Zara\'ya sevgi ve selamlar . YILMAZ OKATALİ - Bolu/Mudurnu Malmüdürü
Yorum YILMAZ OKATALİ tarafından 02/12/2009 15:25 tarihinde eklendi.