|
En Büyük Ülke, Bizim Ülke...
Son yıllarda Türkiye’de artık kimse “geri kalmış ülke”, “az gelişmiş ülke” gibi tabirleri kullanmıyor. Hâlbuki bir zamanlar bu tür yorum ve değerlendirmeler; bütün sol, sosyal demokrat, milliyetçi veya İslâmcı kesimlerin dilinde idi. Nitekim Türkiye’nin ihracatı, daha Özal iktidara geldiği sıralarda, ancak 2,5 milyar dolar değil miydi? Şimdilerde 125 milyar doları bulan ihracat yanında ne kadar da düşüktü değil mi? Bizi yönetenler, yeryüzünde büyük imparatorluklar kurmuş, arkasında büyük kültür ve medeniyetlerin mevcut olduğu ülkemize ithal modeller getirme çabasındaydılar. Bence bu yöneticiler kendilerine güvenmedikleri gibi toplumuna da, halkına da güvenmediler. Şimdilerde, bazı kesimlerin, halkın seçtiği yöneticilere inanmadığı gibi Türkiye’de, aba altından sopa gösteren bir kesim var. Onlara göre Türkiye, ABD’nin veya İsrail’in bölgesel politikaları bakımından en iyi yerdir. Öyleyse, Türkiye’yi ABD’ye mahkûm bırakmak, mecbur etmek... Türk basınının yüzde yetmişine sahip olan bu kesimler, benzetmek gibi olmasın, ABD’nin ve Musevi şahin gruplarının lobi şirketi gibi çalışıyorlar. İşleri güçleri, memleket için değil de, bu malum güçlerin politikaları doğrultusunda insanımızı ikna etmek... Türk kamuoyunu ipotek altında tutmak... Yeri gelince en aşırı demokrat bunlardır. Birileri Türkiye’yi federatif bölgelere ayırmaya kalkışsa karşı durmazlar. Yeri gelince de zararlı unsurları tahrik etmekten geri kalmazlar. Daha doğrusu hep böyle tehlikeli oynamayı severler. Siz şimdi diyeceksiniz ki “buna sebep ne?” Sebep şu ki, o an için Türkiye’de hangi hükümet varsa ona, kendi istekleri doğrultusunda ve de menfaatleri doğrultusunda sahibi oldukları statükoyu kabul ettirmek...
Bütün bunlara rağmen iyi gidiyoruz ama 1990’lardan bu yana Türkiye, yanlış Kuzey Irak politikasıyla, Hizbullah ve PKK belâlarıyla, ülkemize ve milletimize reva görülen 28 Şubat gibi bir darbe ile ve bir takım muhtıralarla bu gün de devletin tepesindekilerin zamanını heba etmektedir. Türkiye’nin, Özal’la yakaladığı o büyük rüzgâra ayak uydurabilseydik, bu gün daha farklı yerlerde olurduk.
Bütün bunlara rağmen yine de Türkiye olarak, üstümüze kurulmuş, her türlü artniyet ve hesapları boşa çıkarmak, ekonomik büyüme ile ve bulunduğumuz coğrafyaların kazandırdığı tecrübeyle de komşu ülkelere “Ağabey” olabilmek tek hedefimiz olmalıdır.
Sevgi ve saygılarımla...
Bu yazı 655 kez okundu. Yorum Ekle | Arkadaşına Gönder | Yazıcı Dostu
Yorumlar
Yaziya ekli yorum yok. İlk yorumu siz yapin. |