Arama Anasayfa
BU HAFTA OKUNANLAR
 
 
 
Yeni Haberler: Başbakan'dan Kayseri Siyaset Akademisi ikincisi Bayrakçı’ya ödül Cumhuriyet Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. İlyas Dökmetaş Atandı Kaymakam Ökılınç, Ayaş Kaymakamlığı’na atandı Askeri araca düzenlenen saldırıda 1 uzman şehit oldu Eski Belediye Başkanı Muslu, vefat etti Üç aylık emekli maaşı çalındı Zara'da trafik kazası: 3 ölü, 1 yaralı Soluk: “Anadolu Lisesi, binasına kavuşacak” Kösedağ Suyu Projesi ödül getirdi Tarım Kredi Anti Kene Spreyi tanıtımı yaptı
 
GazeteZara

Düş konferansları 3

Pir Sultan Abdal’ın konuşmasını huşu içerisinde dinleyen Vatan Şairi Namık Kemal söze şöyle başladı: “Yaşanılan zamandaki gördüğüm manzaraya ve de duyduğum hadisata inanamıyorum. Benim devrimde bir Kürt ne kadar Kürt ise bir Türk de o kadar Kürt’tü, aynı şekilde bir Türk’te ne kadar Türk ise bir Kürt de o kadar Türk’tü. Biz birbirimize farklı milletlerin fertleri nazariyesi ile değil aynı peygamberin ümmeti nazariyesi bakıyorduk. Görüyorum ki bu düzen değiştirilmeye çalışılıyor, bunu başaramamalılar bunu başaramamaları için elimizden geleni yapmalıyız. Bizim devrimizde düşman topuyla tüfeği ile üstümüze geliyordu ya da balkanlardan Yunan’ı, Bulgar’ı, Sırp’ı, Hırvat’ı kışkırtıp üstümüze salıyordu. Şimdi düşmanı içimizden çıkartıyorlar. Benimle aynı kaynaktan su içen kardeşim sırtımı döndüğüm zaman hançeri sırtıma saplıyor, bunu kendi istediğinden değil başkası onu öyle yönlendirdiği için yapıyor.”

“İstibdat devri şairiyim. Sözlerimi istediğim şekilde söyleyemedim. Söyleyebildiğim sözlerim yüzündende yıllarca sürgün gezdim. Ey beni dinleyen halkım! Sana karşı komplo teorileri her daim sürecektir. Eğer sana komplo kurulmuyorsa bil ki sen bir güç değilsin. Senin güçlü olduğunu ve de birçok dengeyi alt üst edeceğini bildikleri için sana komplo kuruyorlar. Ey halkım! Sen tüm bu yıldırma taktiklerini boşa çıkartmak zorundasın. İtiraf etmem gerekir ki senin sorumluluğun bizim devrimizdeki sorumluluktan çok daha ağır bir sorumluluktur. Çünkü bu devirde artık düşman sadece silahla kuşatmaya gelmiyor, fikirleri ile de kuşatıyor. Kendini şirin gösteriyor. Senin içinden senin kardeşini sana düşman ediyor. Okullar açıp senin çocuğunu sana düşman yetiştiriyor. Bütün bunlarla mücadele etmenin sorumluluğu savaş meydanlarında düşmana karşı göğüs germenin sorumluluğundan çok daha ağır.”

“Dünya devletleri artık kişiler tarafından değil sistem ve kurumlar tarafından bir makine gibi yönetiliyor. Nasıl ki makine dönmek için dişliye muhtaçsa devletlerde artık yaşamlarını idame ettirmek için tecrübeli, bilgili ve de deneyimli devlet adamlarına muhtaç. Ben derim ki Türk coğrafyasında yaşayan her Türk kendini bir devlet adamı ciddiyeti ile yetiştirmelidir. İstiklâl şairi Mehmet Akif Ersoy’un; ‘Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.’ dizesi ile anlatmak istediği gibi Türk Milleti’nin yaşayan her bir ferdi topyekûn milletinin geleceğinin teminatıdır. Türk Milleti’nin teminatı olan her bir fert de 100 yıl sonrasının devlet adamını bugünden yetiştirmeye başlamalıdır.”

“Ey Türk Milleti’nin Genç nesli! Çok okuyun, her daim okuyun, okudukça fikriniz belirsin, gelişsin. Sizden sonra gelecek kuşaklara ışık, size umut bağlayan halkınıza rehber olun. Söyledikleriniz değil yaptıklarınız konuşulsun asırlarca. Unutmayın fikrinizi kanatlandıran, gelecek kuşaklara ulaştıran dilinizdir. dilinize sahip çıkın. Konuşun, konuşturun. Başarabilecek gücü kendinizde hissediyorsanız, yüzlerce milyonluk Türk dünyasını, birbirlerini kolayca anlayacak ortak bir Türk lehçesine kavuşturun.”

“Eğer bir gün vatanın bekası söz konusu olursa, bu uğurda girilecek hiçbir mücadeleden geri kalmayın. Birbirinizle değil düşmanla çarpışın. Dünyanın dört bir yanındaki İslâm devletlerinden acı haberler duymaktayım. İstiklâl mücadeleme kolundaki bileziği göndererek katılan Pakistanlı bacımın torunu, bugün bir kumpas içerisinde kardeşiyle çarpışıyor. Bişri Hafi devrinde bir tek hayvanın dahi kirletmediği Bağdat sokaklarında, bugün günlük onlarca Müslüman’ın kanı akıyor. Dün Müslüman bir Valinin yönettiği Kudüs’te bugün Müslümanlar pasaportla geziyor. Dün Kanuni’nin kuşattığı Viyana’da bugün soytarılar heykel dikiyor.”

“Yüzlerce yıldır ceddinizin yaptıkları size rehber olsun. Ergenekon’dan başlayan İstiklâl yolculuğunun bugünkü temsilcisi sizlersiniz. Sizin bu yolculuğa katkınız savaşarak değil üreterek olacaktır. Boş durmayın fikir üretin, bilgi üretin, teknoloji üretin ve hizmet üretin. Son olarak şunu söylemek isterim ki rehberiniz Hak, hedefiniz Halk olsun. Size engel çıkartacaklara karşı da şu iki mısra şiirim ilham olsun;

‘Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin
Dönersem kahpeyim millet yolunda bir lahza azîmetten....”

19 Mart, 2008, Augsburg-Germany



Bu yazı 88 kez okundu.
0 defa oylandı. (Oy Ver)

Yorum Ekle | Arkadaşına Gönder | Yazıcı Dostu



Yorumlar

Yaziya ekli yorum yok. İlk yorumu siz yapin.
İ.Hakkı Acar
En Büyük Ülke, Bizim Ülke...
Necmettin Kaynar
ATATÜRKÜN DÖRDÜNCÜ KEZ ZARA’YA GELİŞLERİ
Tevabil Kaynar
Umut Tacirleri
Karabey Aydoğan
Toplumsal Unutkanlık Sendromu
Yusuf Çınar
Anadolu Demiryolları
Ahmet Çınar
Zara’dan İfrit Lamba Fitilleri
Bülent Keleş
Düş Konferansları 4
SİVAS
SİVAS
 
gazetezara İletişim Bilgileri
Kızılırmak Mah. Veysel Dursun Cad. Güleç Apt. No: 27 Kat: 2/2 ZARA SİVAS
GSM: 0536 208 48 51 FAKS: 0346 816 35 01

gazetezara'nın web sayfasının kodlaması ve tasarımı Türk Bilişim'e aittir.