|
23 Nisan Bayramı
23 Nisan Bayramı yurdumuzda olduğu gibi ilçemizde de coşkuyla kutlandı. Bizim ilçemizde kutlamalar on bir yıldır daha değişik kutlanmakta. Kutlamalar; öğlene kadar ilçe merkezinde öğleden sonra da seçilen bir köyde devam eder. Seçilen köy halkı, köy derneği canla başla çalışır.
Yöneticiler bu işe sıcak bakmasa da basın mensubu arkadaşlarımızın çabasıyla bu gelenek devam ettirilmeye çalışılıyor. İyi de oluyor. Köylerdeki öğrencilerle şehirdekiler kaynaşmış oluyor. Şehirliyle köylü köy piknikleri yerine milli gönlerde bir araya getirilmeye çalışılıyor. Ne yazık ki bu çabalar ilçemizden büyük şehirlere göçü engelleyemiyor. Basın mensubu arkadaşlarımızın tespitine göre bu işin başladığı 1997 yılında ilçedeki köy ilköğretim okulu sayısı 45’miş. Bu yıl köy ilköğretim okulu sayımız ise 14’e düşmüş. Tek kişi de kalsak biz basın mensubu ve öğretmenler olarak bu işin devamından yanayız. Bir kısım çevreler olumsuzda baksa, büyük şehirlerde yürütülmeye çalışılan dernek faaliyetlerinin şeklinin değişmesinden yanayız. Yanlış kurgulanan dernekçiliğin köylerimizi göçürmekten başka bir işe yaramadığının anlaşılması için bu işin sürdürülmesi gerekiyor. “Taş yerinde ağırdır” söyleminin gerçekleşmesi için “köylü köyünde gerek” söylemine dönüşmesi gibi. Köy pikniklerinin, şehirden köyü yönetmenin sadece göçü hızlandırdığının görülmesi gerekiyor. Köyünden kaçıp gelenlere yardımın sefaleti beraber taşıdığının artık anlaşılması ve bilinmesi çok önemli… Ben bu kutlamaların bir çoğuna katıldım. Piknikçiler, alemciler bu işe iyi de bakmıyor. Dernekçilik adı altında şehirde köyü soyanların kurulu düzenleri bozuluyor.
Meralar hayvansız, köy evleri yıkık, tarlaları çakır dikenleri bürümüş, devletten teşvik alacağız diye tarlalar yalancıktan ekilmiş. Elif Nine, Mehmet Ağa teşvik parası için Ziraat Bankası’nın önüne kuyruk olmuşlar. Tarım Kredi’den icraya düşenler vay yandım çekiyor. İstanbul’un varoşlarına her yıl yeni bir Sivas ekleniyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında köyden kente göçte birinci sırayı uzun yıllar Artvin sürdürmüş. On beş yıldır Sivas olarak biz birinci sıradayız. Ne birincilik değil mi? İşin garibi biz dernekçilikte de yine birinci sıradayız.
Uyan köylü kardeşim; köyündeki okulunu kapatma! İlköğrenimini tamamla, liseyi de oku, üniversiteyi de… Aydın ol! Senin yerin İstanbul’un varoşları değil. Seni alemcilere, piknikçilere kurban seçtiler.
Köylerde mamur yer olarak bir tek mezarlıkları gördüm. Şehirde yaşlanıp ele ayağa düşenlere güzel görünsün diye! Orayı mamur etmişler. Öldüğünde getirip sana güzel birde tören yapacaklar. Piknik zamanı gelip sana Fatiha da okuyacaklar.
23 Nisan, 2008, Zara
Bu yazı 110 kez okundu. Yorum Ekle | Arkadaşına Gönder | Yazıcı Dostu
Yorumlar
Yaziya ekli yorum yok. İlk yorumu siz yapin. |